ORTAYA KARIŞIKLAR

Dünyanın en tehlikeli yolu

Derebaşı Virajları

Dünyanın en tehlikeli yolu olarak belirlenen Derebaşı Virajları, Trabzon ile Bayburt illerini en kısa mesafe olan 3 bin 500 metre yükseklikteki Soğanlı Dağı üzerinden birbirine bağlıyor. Yaklaşık 106 kilometrelik güzergahtaki Derebaşı Virajları’nın Bolivya’da ‘ölüm yolu’ olarak nitelendirilen yoldan yer yer daha tehlikeli olduğu belirtiliyor.

Dünyanın en tehlikeli yollarını araştıran ‘www.dangerousroads.org’ sitesinin yetkilileri, 29 keskin virajlı D- 915 yolunu ‘dünyanın en tehlikeli yolu’ seçti. Rus askerleri tarafından 1916 yılında yapıldığı ve o dönem ‘ölüm yolu’ olarak adlandırıldığı bilinen güzergahta virajlar, tek seferde dönülemiyor. ‘Derebaşı virajları’ diye bilinen yol, Trabzon ile Bayburt’u, en yakın yer olan 3 bin metre yükseklikteki Soğanlı Dağı üzerinden birbirine bağlıyor. Yol, zorlu arazi koşulları nedeniyle yılın 5- 6 ayı kar yüzünden kapalı kalıyor.

Öte yandan ünlü Fotoğrafçı Emin Coşkun, Dünyanın ünlü tehlikeli yolu seçilen Of-Çaykara-Bayburt D915 karayolundaki Derebaşı virajlarında çok özel çekimler yaptı.

Kısa sürede büyük ilgi gören, gerek ulusal medya organlarında gerekse sosyal medyada paylaşım rekorları kıran görüntüler hakkında patikaa.com’a bilgiler veren ve aslen de Trabzonlu olan Coşkun; “2 gün boyunca gerek havadan gerekse yerden çekimler yaptık. Zaman zamanda özellikle yer çekimlerinde büyük tehlikeler atlattık. Bu virajların en tehlikeli yeri tam 5 km. tamamı insan gücü ile yapılmış. Yerin kayalık olması yolun günümüze kadar gelmesini ve hala işler vaziyette olmasını sağlamıştır” dedi.

 

Etiketler

Merve BAYRAM

Kim miyim? Sadece bu dünyadan gelip geçen geçerken de yazı yazmayı çok seven bir kulum. Belkide kelimelerin arkasına sığınmış bir Merveyim. Aslında ben hala çocuk hayalleri olan 25 yaşına gelmiş içindeki çocuğu öldürmemiş. . Birazcık da öldürmek istemeyen. İşte o benim! Adım sanım vss.. Bunlar gereksiz birer teferruat Sevgili okuyucularım. İstiyorum ki şu dünyada sadece yazdıklarımla birilerinin kalbine, ruhuna dokunabilmek. Ortak bir bağ oluşturup, bütünleşebilmek. Çünkü ben yazarken o an aklımda olanlar kalemime düşer. Sonra kelimelere sığınır koca bir volkan gibi yazılara dökülürüm. Tabi ara sıra gülmek sokağa, mizaha kulak vermek yeri gelince teknolojiden haberlerden haberdar olmak. Aslına bakarsanız evet bu hep hayalimdi. . Küçükken bile bir şeye sinirlenip sevindiğimde hep yazardım. Sonunun nereye varacağını bilmeden kelimeler cümle olup taşardı küçücük yüreğimde. . Şimdi büyüdüm! Anladım ki; Sanırım kendimi bir tek yazarak ifade edebiliyorum.. ve artık yazılarımı sizinle paylaşma vakti ...

Buna Benzer Yazılarım

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close

Adblock Detected

Please consider supporting us by disabling your ad blocker